Skip to content

Sevgiliden Profesyonelce ve Kibarca Ayrılmanın Yolları 

 

Birçok şey paylaştığın ve zaman geçirdiğin bir insandan ayrılırken nezaket kuralları çerçevesinde bir konuşma yapmalı, kendini en doğru şekilde ifade etmelisin.

Her ne kadar son derece tatsız, hüzünlü ve çoğu zaman kalp kırıcı olsa da, ayrılık da ilişkinin bir parçasıdır. Ne demiş Atilla İlhan, "Ayrılık da sevdaya dahil..." Tam da bu sebepten, bir ilişkinin başlangıcında her şeyin güzel ve doğru bir yolda gitmesi için ne kadar özen gösteriyorsak ayrılık aşamasında da aynı özeni karşı taraftan esirgememek gerekir. Bitirmek istediğin ilişkinin kısa ya da uzun sürmüş olması ya da karşındaki insanla yaptığın paylaşım düzeyi fark etmeksizin, sakin ve mantıklı davranmaya gayret etmelisin. Çünkü emin ol, gereksiz yere yaşanan kalp kırıklıkları, uzun vadede senin de zihninde bir soru işareti olarak kalabilir. Peki, ilişkini karşı tarafı mümkün olduğunca kırmadan ve nezaketini koruyarak nasıl bitirebilirsin? Haydi, ilişkinin akıbeti her ne olursa olsun, göz önünde bulundurman gereken ipuçlarına birlikte göz atalım. 

Sevgiliden Nasıl Ayrılınır?

Öncelikle belirtmekte fayda var: Sevgiliden ayrılma bahaneleri ya da sevgiliden ayrılma taktikleri başlıklarında karşılaşabileceğin klişelerden kesinlikle uzak durmalısın. Zaten birçoğu ayyuka çıkmış durumda. "Sen daha iyilerine layıksın." ya da "Ben bir süreliğine derslerime odaklanmak istiyorum." gibi bahaneleri dile getirmen, muhtemelen karşındaki insanı asla ikna etmeyeceği gibi, kendini değersiz hissetmesine neden olacaktır. Her ilişkinin kendine has dinamikleri ve bir iletişim biçimi var. Dürüstlüğü elden bırakmadan ve klişe bahanelerden uzak durarak kendini ifade etmeye özen göstermen son derece önemli. Böylece ayrılığın iki taraf için de daha acısız ve sağlıklı bir süreç olmasını sağlayabilirsin. 

1. Emin Olmalısın

Sevgiliden ayrılma yolları hakkında kara kara düşünmeye başlamadan önce kendini son bir kez sorgulamaya ne dersin? Gerçekten ilişkini sonlandırmak istiyor musun? Sevgiline ayrılmak istediğine dair hiçbir şey söylemeden önce, kararından emin olman çok önemli. Çünkü yaptığın ayrılık konuşması, sonunda kararından vazgeçsen bile, karşı tarafı büyük ihtimalle yaralayacak ve üzecek. İlk aşamada seni ayrılmak istemeye iten nedenleri son bir kez daha gözden geçirebilir, bu ilişkiyi sonlandırmak isteyip istemediğini sorgulayabilirsin. Eğer kararlıysan, o halde yapacağın konuşmayı tasarlamaya başlayabilirsin. 

2. Sakinleşmeyi Beklemelisin

"Öfkeyle kalkan zararla oturur!" diye boşuna dememişler. Ayrılmak istemenin altında birçok neden, kırgınlık, kızgınlık ve hayal kırıklığı yatıyor olabilir. Ancak henüz tüm bu duygular, zihninde kendi içlerinde bir kavga halindeyken, kuracağın cümleler de soğukkanlılıktan ve nezaketten uzak olabilir. Elbette ilişkini bitirirken kendini en iyi şekilde ifade etmeye çalışmalı, söylemek istediğin her şey dile getirdiğine emin olmalısın. Fakat bu esnada kullandığın üslubun sert, kırıcı ve nezaketsiz olması kimse için iyi olmaz. Sakinleşmek ve zihnini toparlamak için kendine, belki birkaç gün belki de birkaç saat zaman tanımalısın.

3. Doğru Anı Seçmelisin

Kabul edelim, kimse doğum gününde ya da mezuniyet gecesinde terk edilmek istemez! Ayrılık konuşmasını böyle önemli günlere ya da gecelere denk getirmeye zaten niyetin yoktur. Fakat bazen insanlar, artık bir parçası olmak istemediği ilişkilerini bir an önce sonlandırmak için gereğinden sabırsız davranabilir. Bir düşün: Sevgilinin hâlihazırda süren ailevi ya da benzer problemleri var mı? Birkaç gün sonra bir sınava ya da iş görüşmesine girecek mi? Bu tip süreçlerin öncesinde ayrılık konuşması yapmak, karşı tarafı son derece yıpratabilir. Elbette hiçbir neden, bir insanı artık sevmediğin halde yanında kalman için geçerli bir bahane olmamalı. Ancak kısa vadeli durumlar için, yapacağın konuşmayı bir süreliğine erteleyebilirsin. 

4. "Ben" Dilini Kullanmaya Özen Göstermelisin

İlişkilerde yapılan en büyük yanlışlardan biri, bir sorun ya da karşı taraftan kaynaklı bir memnuniyetsizlik hakkında konuşurken "sen dili"ni kullanmaktır. Hemen bir örnekle açıklayalım: Sevgilinin seni son zamanlarda yeterince önemsemediğini, çoğunlukla kendi hayatı ve öncelikleriyle meşgul olduğunu fark ettiğin için kırıldın. Sevgiline "Sen bencil birisin, beni artık hiç umursamıyorsun, kendi hayatına o kadar odaklısın ki, beni ihmal ediyorsun!" diyebilirsin. Bunlar, sen dili ile kurulmuş cümlelerdir. Ayrıca, "Ben, beni bu sıralar ihmal ettiğini düşündüğüm için sana kırgınım. İlişkimize özen göstermediğini düşündüğüm için kendimi kötü hissediyorum." da diyebilirsin. Bunlar da, ben dili ile kurulmuş cümlelerdir.

 

Bir ilişkide karşı tarafı ne kadar iyi tanırsan tanı, onun zihninden geçen tüm düşünceleri ve bazı eylemlerinin altında yatan nedenleri kesin olarak bilemezsin. Sen dili ile kurduğun tüm cümleler, karşı tarafın neyi neden yaptığına dair verdiğin kendi hükümlerinden oluşur. Kızdığın ve kırıldığın konularda tamamen haklı olsan da, derdini ben diliyle kurulmuş cümlelerle ifade etmende fayda var. Çünkü böylelikle karşı tarafı suçlamaktan ya da yargılamaktan uzaklaşabilir, onun bilinçli ya da bilinçsiz yaptığı bazı şeylerin sende nasıl karşılık bulduğunu anlatabilirsin. Psikolojide ve iletişimde son derece ideal olan bu dil kullanımı, ayrılık konuşmasında da karşılıklı nezaketin korunması açısından büyük önem taşır.

5. Karşı Tarafa Söz Hakkı Tanımalısın

Ayrılık kararını veren sen olduğun için, zaten gerekçelerini karşı tarafa anlatırken içinde kalan tüm cümleleri sıralama fırsatı bulacaksın. Peki, ya ayrılmak üzere olduğun insan? Onun da bir şeyler söylemeye hakkı var, değil mi? Bazen, ayrılık konuşmasının fıtratında olan gerginlik ve panik hali, seni bir an önce oradan kaçmaya itebilir. Bu kez, karşındaki insan, zihninde birçok soru işareti ve söylenememiş sözle kalabilir. Elbette bir ayrılık konuşmasını gerekmediği halde uzun saatlere yaymana ya da çözümsüz konuşmalarla sürdürmene gerek yok. Fakat sen düşündüklerini ve kararını dile getirdikten sonra, karşındaki insana da söz hakkı tanımayı ihmal etmemelisin. Böylece ayrılık sonrasında iletişim kurma olasılığını da en aza düşürebilir, konuşmanız gereken tüm konuları çözüme kavuşturmanızı sağlayabilirsin. 

6. Kararına Bağlı Kalmalısın

Eğer sevgilin bu ilişkiyi bitirmeniz gerektiği konusunda seninle aynı fikirde değilse ve bu ayrılığı hiç beklemiyorsa, seni vazgeçirmek için uğraşabilir. Bu, son derece doğal ve anlaşılır bir tepkidir. Senden ikinci bir şans isteyebilir, bazı hataların tekrarlanmayacağı konusunda sözler verebilir, sinirlenebilir ya da çok üzülebilir. Eğer birinci maddede söz ettiğimiz gibi, kararından eminsen, bu tepkilerin düşüncelerini değiştirmesine izin vermemelisin. Elbette amaç, acımasız olmak ya da ilişkini ikinci şanslardan uzak tutmak değil. Ama ayrılık konuşmasını yapan taraf olmanın, karşı tarafın üzülmesine neden olmak gibi bir dezavantajı var. Bu noktada işin içine acıma duygusunun girmemesi gerekir.

 

Karşındaki insanın çok üzülmesi ya da seni ikna etmek için beklemediğin ölçüde bir çabaya girmesi, bir ayrılık kararından vazgeçmek için yeterli nedenler değil. Çünkü artık sevmediğin bir insanla ilişkini yalnızca o üzülmesin diye sürdürmek, her ikiniz için de daha sancılı sonuçlar doğurabilir. Üstelik bu şekilde süren bir ilişkinin uzun vadede ayakta kalmasının zor olduğunu da hatırlatmak gerekir. Bu koşullar altında ayrılık kararından vazgeçersen ve bir süre sonra tekrar ayrılmaya karar verirsen, sevgilin de doğal olarak aynı tepkileri verecektir. İlişkinizin bir yılan hikayesine dönmesini engellemek ve her iki tarafın da kendini bir an önce toparlamasını sağlamak için, kararına bağlı kalmalısın.