Skip to content

Kendini Sevmeyi Öğrenmek 

 

Kendini sevmek, ruhunla ve bedeninle barışık olmak, mutlu ve kaliteli bir hayat sürmenin temel kuralıdır. 

Bugüne dek ana mesajı "Kendinizi sevin!" olan birçok filme, kitaba, diziye ya da şarkıya rastlamışsındır. İlk etapta kulağa ne kadar klişe geliyor, değil mi? Defalarca tekrarlanan bir öğüt ya da tavsiye olduğu için, seni ilk duyduğunda belki de pek etkilemeyen bu söz, esasen daha kaliteli ve mutlu bir yaşam sürmek açısından hayati öneme sahiptir. Çünkü senin hayatın; senin hikâyendir, senin masalındır. Onu yalnızca sen yazabilir, karakterleri sen belirleyebilir, her bölümün sonuna geldiğinde farklı alternatifler arasından seçim yaparak olay örgüsünü çizebilirsin. Sevdiklerin, ailen, arkadaşların, dostların... Bu yolculukta yanında birçok insan olsa da, ebediyen yanında olabilecek tek insan, yine sensin.

Hayat hatalarla, mutlulukla, hüzünle, hayal kırıklığıyla, coşkuyla ve heyecanla örülü uzun bir serüven. Bu serüveni hatasız tamamlamak, kimsenin harcı değil. Ama hatalarından ders almak, sabahları uyandığında huzurlu ve mutlu olmak, kendine durduk yere acı çektirmemek için kendini sevmeli, kendinle barışmalısın. Nasıl mı? Haydi cevapları birlikte bulalım. 

Kendini Sevmenin Yolları Nelerdir?

İnsanın kendini sevmesi, ruh ve beden bütünlüğünü kabul etmesinden, bu bütünlükle barışmasından geçer. Elbette kendinle ya da hayatınla ilgili memnun olmadığın birçok şey olabilir. Ama bir düşün, ruhuna ya da bedenine küsebilir misin? Onlardan vazgeçebilir misin? Onları terk edebilir misin? Bunların hiçbiri mümkün olmadığına göre, hayatının her anını mutlu, dolu dolu ve keyifli geçirmeye odaklanmalı, kendini severek beden ve ruh bütünlüğünü korumalısın. Böyle anlatılınca kulağa çok karışık geliyor olabilir. Gel, birlikte kendini sevmek ve kendine saygı duymak için göz önünde bulundurman gereken ipuçlarına göz atalım. 

1. Hatalarını Gözden Geçir

Hiç hata ya da yanlış yapmadığını söyleyen insan, ya yalan söylüyordur ya da kibrinden gözü hiçbir şeyi görmüyordur. Sen hatasız görünenlere ya da hatalarını saklamaya çalışanlara kulak asma. Birçok hata yapacaksın. Her bir hatan, gelecekte seni başka hatalardan koruyan tecrübelere dönüşecek. Kısacası önemli olan, hatalarından ders almayı öğrenmek. Kendinde hoşnut olmadığın özellikler ya da pişman olduğun eylemler mi var? Bunların hiçbirinin kendini sevmeyi öğrenmek için çıktığın yolculukta sana engel olmasına izin vermemelisin. Hatalarını vicdan azabından ya da huzursuzluktan azade bir şekilde geçmişte bırakmanın en kolay yolu, onlarla yüzleşmektir. Onları telafi etmeye çalışabilir, varsa muhataplarından özür dileyebilirsin. Ama kendini acımasızca yargılamayı, eleştirmeyi bir kenara bırakarak yapıcı düşüncelere odaklanmalısın.

2. Toksik İlişkilerden Uzak Dur

Hayatın boyunca birçok insan ilişkisi kuracaksın. Ailende, aşkta, işte, okulda... Nerede olursan ol, bazen karşına senin enerjini tüketen, seni kısıtlamaya ya da önünü tıkamaya çalışan, seni yoran veya kullanan insanlar çıkabilir. Bu tip ilişkiler, toksik ilişkilerdir. Zamanının değerli olduğunu unutma. Sana hiçbir şey katmadığı halde seni yıpratan insanlardan, kötü niyetlerden ve manipülasyonlardan uzak durmaya çalışmalısın. Sen kendine güvendiğin sürece, kimsenin seni yolundan şaşırtamayacağını unutmamalısın. 

3. Hayal Vagonunu Yıldızlara Bağla

Bizi biz yapan, umutlarımız ve hayallerimizdir. Her hayalin gerçeğe dönüşmeyebilir. Kimi zaman hayallerin, yaşına ve hayat koşullarına bağlı olarak evrim geçirebilir. Hiç önemli değil. Hayal vagonunu yıldızlara bağla. Başarıların ve başarısızlıkların sana elbet yol gösterecektir. Hayal kurmayı bırakmaz, cesaretini yitirmezsen, her sabah güne daha mutlu ve hevesli uyanmak için her zaman birçok nedenin olacak. 

4. Kendini Başkalarıyla Kıyaslama

Her insan birbirinden farklıdır. Üstelik yıllardır tanıdığın en yakın arkadaşını ya da anneni bile, sandığın kadar tanımıyor olabilirsin. Çünkü her insan, içinde binlerce duygu ve tecrübe olan kocaman bir havuzdur. Sen başkalarının başarılarını, hedeflerini ya da eylemlerini, kendine kriter olarak görmemelisin. X kadar başarılı olmana, Y'den daha iyi olmana ya da Z'den daha güzel/yakışıklı olmana gerek yok. Sen, sensin. Sınırlarını ve hayallerini yalnızca kendine göre çizmelisin. 

5. Kendini Dinle

Kalabalık arkadaş grupları, keyifli aile ziyaretleri, eğlenceli seyahatler... Bunların hepsinin sosyal ve keyifli bir hayat sürmekte payı çok büyük. Ama bazen, özellikle de gündelik hayatın koşuşturmacası içinde, kendine zaman ayırmayı ve kendini dinlemeyi unutabilirsin. Oysa bu süreç, zihnini dinlendirebilmen ve kendini keşfetmen için son derece gerekli bir zaman dilimidir. Yalnızlık sözcüğü seni korkutmasın. Yalnız kalmayı tercih ettiğin anlar birer lüks, yalnız kalmak zorunda olduğun zamanlarsa korkutucudur. Bazen yalnız kalmayı, kendine vakit ayırmayı ihmal etmemelisin. 

6. Kitaplardan Vazgeçme

Ne kadar kalabalık bir ailen ya da arkadaş grubun olursa olsun, kitaplar aracılığıyla tanışacağın karakter ve olay çeşitliliğini başka hiçbir yerde bulamayabilirsin. Kendini hataların, dış görünüşün ya da eylemlerin yüzünden yargılıyor musun? Kitapların büyülü dünyasına dalmak, senin için hem son derece dinlendirici hem de oldukça ufuk açıcı olabilir. Kurgu ya da kurgu dışı eserler olsun, hiç fark etmez. Her bir kitapta zihnini bulandıran sorulara farklı cevaplar bulabilir, hayal gücünü ve tecrübelerini geliştirebilirsin. 

7. Anı Biriktir

Yüzünde bir sivilce olduğu için kendini çirkin hissettiğin ve arkadaşlarınla çok eğlenceli geçecek bir günden vazgeçtiğin oldu mu hiç? Ya da hoşlandığın biri de orada olduğu için bir ortama girmekten çekindin mi? Kilo aldığını düşündüğün için bir tatil planından vazgeçtin mi? Kendini acımasızca yargılamak ve bir şeylerden mahrum etmek, kendine yapabileceğin en büyük kötülüklerden biridir. Kendini kötü hissettiğinde, arkadaşlarının ya da sevdiklerinin yanında olmaktan çekinmemelisin. Aksine, öz güvenini yitirmemeli, zihninde kendini yargılayan fısıltılara kulak asmamalısın. Anılar, geçmişimizi ve geleceğimizi şekillendirir. Hayatın boyunca güzel anılar biriktirmeye çalışmak, kendini her kötü hissettiğinde tutunacak birçok şeye sahip olmanı sağlar. 

8. Sağlıklı Yaşamaya Özen Göster

Ruh ve beden sağlığını korumak, mutlu bir yaşamın temel anahtarlarından biridir. Bazı günler hiçbir sorunun olmasa da yataktan kalkmakta bile zorlanabilir, kendinde hiçbir şey yapmak için istek bulamayabilirsin. Miskinlik, insanı gitgide içine çeken bir bataklık gibidir. Sağlıklı beslenmek ve hareket etmek, her yeni güne daha dinç ve daha mutlu uyanmanı sağlar. Elbette beslenme düzeninin ve günlük aktivite rutininin nasıl olması gerektiğini sağlığın, yaşın ve hayat tempon belirler. Ancak sağlıklı yaşam dinamiklerini aksatmak, sana halsizlik ya da tatminsizlik olarak geri dönebilir. 

9. Zorbalıklara Pabuç Bırakma 

Sağlıklı bir bedene sahip olmanın hayat kaliten ve ruh sağlığın açısından son derece önemli olduğundan az önce bahsettik. Peki, sağlıklı olduğun halde bedeninden memnun olmayabilir misin? Özellikle sosyal medyanın hayatımıza girmesinden sonra daha da önemli hale gelen ideal beden algısı yüzünden canını sıkıyor olabilir misin? Öncelikle şunda anlaşalım: Bu dünya üzerinde hiç kimsenin, başka birine kendini kötü hissettirmeye ya da hakaret etmeye hakkı yok. Ne var ki, bu eylemleri kendinde hak gören zorbalar hep oldu, olacak da. Genellikle ortada hiçbir sebep ya da hak yokken birine incitici bir şekilde saldırmaya çalışan insanların davranışlarının altında yatan sebep, kendi tatminsizliklerini ya da komplekslerini örtmeye çalışmaktır. Üstelik çoğunlukla bunu gelip doğrudan sana söylemek yerine, kimliklerini gizleyerek ya da seni huzursuz ederek yaparlar. 

Böyle bir saldırıya maruz kaldığın takdirde, aklından asla ama asla çıkarmaman gereken iki şey olmalı: Karşındaki senden daha zayıf, daha mutsuz ve daha çaresiz biri. Seni böyle basit ve acınası teşebbüslerle üzemez. Seni eleştirmeye hakkı olan insanlar, senin sevdiğin, iletişim kurduğun ve bir şeyler paylaştığın kişilerdir. Onlar da eleştirilerini asla böyle kötü niyetli ve incitici bir yolla sana iletmezler. Bu tip bir eylemin senin kendine olan sevgini ya da saygını etkilemesine asla izin vermemeli, gülüp geçmelisin. Kendinden şüphe etmemeli, kendi masalını yazmaya devam etmelisin.